Üzerindeki su taneciklerinin koyu kahverengi bir hare oluşturduğu güzel meyve. Normalden farklı olarak bu sefer değişik bir kokuya sahipti. Dokusu ve tadı da farklıydı, cinsi böyledir deyip yemeye devam ettiler. Evren Devrim'e bir bakış attı. Devrim kafasını kaldırıp konuştu,
"Bu kestanenin zehirli olmadığından emin miyiz?"
"Bilmem, bana bir şey olacağını zannetmiyorum."
"Tadı da bir garip... Böyle acı gibi sanki."
Evren elindeki kestaneyi kokladı, "Kokusu da değişik, yemesek mi?" dedi elindeki kestaneyi ağzına atarken.
[…]
Karnı kasılırken gülmesini durdurmaya çalıştı Evren. Yanaklarına ağrılar girmişti, konuşmaya çalışırken Devrim'le sadece gülerek iletişebiliyorlardı. Sonsuz bir kahkaha döngüsüne girmişlerdi. Devrim nefesi kesilince gülmesini durdurmaya çalıştı ama olmuyordu, durduramıyordu. Gözleri kapandı, açtığında Evren hala histerik bir biçimde gülüyordu, daha çok uğunuyordu artık.